| Sayılarla Yaşamak |
|
|
|
| 21 02 2008 | |
Yüzyıllar boyunca insanlar sayılara özel bir önem verdiler, onlara rakamsal değerlerinin ötesinde anlamlar yüklediler. Matematiğin bir aracı olan sayıların insanın kişiliğinin gizli yanlarını gösterdiği düşünüldü. Pek çok insan sayıların uğuruna ya da uğursuzluğuna inandı. M.Ö. 2000′de, İbraniler, Yunanlılar, Latinler ve Araplar baştanrılarının herbirine bir sayı verdiler. Mayalar, oluşturdukları 260 günlük tören takviminde,
takvimi, her biri bir Tanrının adını taşıyan 20 günlük devrelere böldüler. Her tanrının adına 1-13 arası değişen bir de sayı verdiler. Böylece 260 günlük takvimin her gününün, Tanrılarla ilişkili özel bir adı ve başka bir gün için yinelenmiyen bir sayısı vardı. Pisagorcular sayıların aklı, sağlığı, adaleti ve evliliği etkilediğini düşünüyorlardı. Onlara göre, bütün sayıların başlangıcı olan 1, birliği ve tekliği temsil ediyordu. Çift sayılar dişildi, ilk çift sayı olan 2 farklı düşüncelerin simgesiydi ve çeşitliliği temsil ediyordu. 1 ve 2 sayılarının toplamından oluşan ilk tek sayı 3 erildi ve uyumun simgesiydi. 4 sayısı adaleti, ilk dişil ve eril sayıların toplamından oluşan 5 evliliği, 6 yalnızlığı, 7 sağlığı ve 8 aşkı temsil ediyordu. Pisagorcuların sisteminde ilk dört sayının toplamı olan 10 en mükemmel sayıydı. Onlara göre yıldız türünden gökte dolanan 10 cisim olmalıydı. Fakat görünen sadece 9 cisim varken onlar özel bir onuncu cisim oluşturdular; görünmez bir karşı dünya. Plato, sayıların gizemi ile ilgilendi. “Republic” adlı kitabında, “iyi ve kötünün efendisi”olarak nitelediği mistik bir sayı üzerine yazdı ama bu sayının ne olduğunu belirtmedi. Daha sonra bu sayı üzerine birçok çalışma yapıldı. Bir görüşe göre, Hint ve Babil gizemciliğinde önemli bir yeri olan, 60 veya 12.960.000 sayısı Platon’un mistik sayısı idi. Onun için bu sayılara “Platonik sayılar” adı verildi. Taocu düşüncede ise, bir; ikiyi, iki de üçü yaratmıştır. Bir Tao’dur, iki Yin ve Yang, üç ise cennet, dünya ve insanlığı temsil eder. Bir dönem gizem, kahinlik ve büyü alanlarında bir sözcüğü oluşturan harflerin değerlerinin toplamı ile uğraşıldı. Böylece sözcükler sayısal değer kazandılar. Bu konudaki en güzel örnek, Arapların Ebced hesabıdır. Hemen her alfabedeki harflerin çok eskiden beri rakam olarak birer karşılığı bulunduğu bilinmektedir. Bunlar arasında en çok tanınan İbrani-Suryani, Grek ve Latin harf-sayı sistemidir. “Ebced hesabı” denilen ve Arap alfabesinin ebced tertibine dayanan rakamlar ve hesap sistemi müslüman uluslar arasında kullanılmaktadır. Ebced, Arap alfabesindeki harflerin kolay öğrenilmesi için düzenlenmiş sözcüklerdir. Sekiz sözcükten oluşur. Bu sekiz sözcük içinde 28 harf bulunmaktadır. İlk dokuz harf 1-9′u, ikinci dokuz harf 10-90′ı, üçüncü dokuz harf 100-900 sayılarını ve son harf 1000′i gösterir. Ebcedin her harfinin bir Tanrı adına ve doğal güçlere karşılık olduğu sayılmıştır; bir yandan harf ve sayılar arasındaki ilişkiler, öte yandan bunlara karşılık gelen simgeler sayesinde gizemli bir yol oluşturulmuştur. Ebced hesabı, birçok alanda kullanıldı. İslam dünyasında özellikle tasavvuf, astronomi, astroloji, edebiyat ve mimari alanlarıyla sihir ve büyücülükte kullanılıyordu. Kullanım alanlarında ki bazı örnekler şunlardır; |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Öğretmen Forumları
|